Sizlere yıllardır gazete ve
dergilerdeki yazılarımla,  
sağlığımıza ve yaşımıza ayna tutan cildimizin önemini
anlatmaya devam ediyorum.

Şimdi de siz değerli okurlarımın ve hastalarımın yoğun isteği üzerine, buradan cildiniz hakkında merak ettiklerinizi yanıtlamaya ve yazılarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.


Dr.Betül Şengör

 

 

 

Neden Her Yaşta Ayrı Cilt Bakımı?

20’li yaşlarda ön planda cildi korumak ve dengeli beslenmek, iyi uyumak ve güneşten korunmak temeldir. Bu yaşlarda cildin tipine göre temizlik ve hafif bir nemlendirici yeterlidir.

30’lu yaşlarda ek olarak daha fazla nem, ince çizgileri önleyen hafif dozda glikolik asit içerikli veya retinol içerikli ürünlere başlamak yerinde olur.

40’lı
yaşlarda yine aynı yaklaşıma ek olarak peptid içerikli veya daha yüksek oranda glikolik asit içerikli, özellikle vitaminlerden de zengin ürünler nemlendirici olarak tercih edilebilir. İhtiyaca göre nem maskeleri uygulanabilir.

50’li yaşlarda menapoz dönemine ait hormonal değişiklikler yüzünden daha yoğun içerikli biraz daha yağlı ürünler tercih edilebilir.

Hepsinde ortak nokta kronolojik yaşa göre değil cildin durumuna göre yaklaşmaktır. Gerekiyorsa kremlerin yanına gıda takviyeleri ilave edilebilir. Cildin anti-aging’ini sağlayan vitaminler kür halinde kullanılabilir. Cildin ihtiyacına göre kremler ve vitaminler dışında uygulanabilecek birçok yöntem ve cihazdan da faydalanılabilir.

Cildin anti-aging ürünlere olan ihtiyacını belirlerken kronolojik yaşı dışında genetik yapısına göre ve cildin gösterdiği yaşa göre durumu değerlendirilir.

Genelleme yapılacak olursa bu tip ürünlere 25 yaş sonrası başlanabilir. Ancak her yaş grubunun kullanabileceği ürünler farklıdır. 40 yaş sonrası veya menapoz döneminde kullanılan ürünler 25-35 yaş arası dönemde kulanılmamalıdır. Bu yaşlarda kullanılırsa fazla yağlı gelebilir, göz çevresinde yağ butonları oluşabilir ve cildin gözeneklerinde tıkanmaya yol açabilir ya da tam tersi peeling etkisi yoğun olan ürünler kullanılıyorsa aşırı kuruluk ya da tahriş olabilir.

20’li yaşlarda kullanılması gereken ürünlerden en önemlisi cildin dış etkenlerden kaynaklanan yaşlanmayla mücadele edebilen kremler olmalıdır. Özellikle antioksadan içerikli ve ultraviyoleyi bloke eden ürünler tercih edilebilir. Bu amaçla kışın en az 15, yazın ise 30 ve üstü koruma faktörlü ürünlerin kullanılması gerekmektedir. Ayrıca 20’li yaşlarda sürülen bir nemlendiriciden, cildin sebum düzeyini dengelemesi ve koruyucu bir bariyer görevi yapması da beklenmelidir.

30’lu yaşlardan itibaren kullanılabilen anti-aging kremlerden beklenen ise, glikolik asit içeren peeling etkili kremlerle cildi arındırması, C vitamini ve bitkisel içerikler canlandırması, yağlı krem ve E vitamini içerikli ürünlerle premenapoz ve menapoz dönemlerinde yoğun nemlendirme, retinol içeriği ile ince çizgilerin açılması, DMAE, nöropeptidler, büyüme faktörleri, lipoik kompleks ve peptidler ile cildin kasılabilir liflerinin etkilenmesi, kollajen uyarısıdır.

Mimiklerini fazla kullanan insanların cildinde bazı çizgiler erken ortaya çıkabilir. Bu dinamik çizgilerin oluşmasını önlemek için 25 yaş ve üstüne botox uygulanmakta, ancak 25 yaş altı yaşlarda meyve asitli göz çevresi kremleri, kaz ayağı oluşan yerlere lifting etkili ürünler başlanabilir ve en önemlisi bu çizgilerin yerleşmemesi için mimikleri eğitmek, mümkünse az yapmak önerilebilir.

Bazen bu yaşlarda bile cildin genetik yapısına bağlı olarak elastikiyetinde erken kayıp olabilir ve yerçekimine karşı koymakta zorlanabilir. Bu durumda özellikle nasolabial bölgelerde (burun ile yanak arasındaki oluk) bir çökme şeklinde olabilir, bu da kişiyi yorgun ve sağlıksız gösterebilir, böyle durumlarda 25 yaş civarı bile olsa hyaluronik asit ile dolgu uygulaması yapılabilir. Çünkü hyaluronik asit vücudumuzun alışık olduğu bir maddedir ve dolgu uygulamalarının sayesinde kırışıklıklar oturmadan önlenmiş olmaktadır.

Özetle hangi yaşta olursanız olun;

  • Cildinizi mutlaka düzenli olarak temizleyin, makyajla uyumayın
  • Cildinizi düzenli olarak uyarın, her gün günde 3 defa parmak darbeleri (mikrodolaşım için), gerektiği ölçüde haftalık peeling ile ölü deriden arındırma
  • Her gün güneş koruyucu ürün kullanımına dikkat (nemlendirici özellikli, makyaj altına sürülebilen) makyaj ürünlerinin doğal, mineral bazlı olmasına özen göstermek.
  • Fondöten ve pudra kulanımını en aza indirmek (gözenekler nefes alsın)
  • Bronzlaşmak eşittir yaşlanmak bu nedenle koruyucusuz güneşlenmemek, mümkünse solaryum yerine otobronzan sistemleri tercih etmek
  • Belli zamanlarda (regl dönemleri, ateşli hastalıklar, spor yapma ile ilişkili, zayıflama programaları sırasında) cilt hastalıkları ve kozmetik dermatoloji uzman görüşü almak.
  • Detoks ve şok zayıflama programlarını yaparken cildin de şok olabileceğini yani sarkma ve bağ dokusunda bozulma olabileceğini unutmamak gerekir.

 

 

 

 
 

 

 

 

 


 


 

 

 

 

 

 

 


 

Bu web sitesindeki bütün yazılar Uzm.Dr.Betül Şengör'e aittir.
Yazılar, "Uzm.Dr.Betül Şengör - www.cildiminsagligi.com'dan alınmıştır." ibaresi ile yayınlanabilir.
Aksi takdirde yasal yollara başvurulacaktır.

Cildiminsagligi.com'un içeriği ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır.
Cildiminsagligi.com'un içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.
Sitemizdeki yazılar sadece bilgi vermek amacı ile yayınlanmaktadır.
Uzman hekimlere danışılmadan kesinlikle tedavi için kullanılmamalıdır.
Site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

www.cildiminsagligi.com